bulut bilişim

bulut bilişim

İnsanlık tarihi çok çeşitli aşama ve süreçler yaşamıştır. İlkel toplumlar önce tarım hayatıyla tanışmış ve hayatlarının önemli bir bölümünü bu hayat ile sürdürmüşlerdir. Emeğin esas olduğu bu düzen daha sonra yerini insan gücünden çok makinelerin hüküm sürdüğü sanayi devrimine bırakmıştır. Sanayi devrimi ile toplumlar üretmeye başlamış ve üretim, insan hayatının vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Günümüzde de sanayileşmenin önemi büyük olmakla birlikte toplumlar artık bilgiyi de sermaye olarak kullanmaya başlamışlar ve bilgi üretmeye başlamışlardır. Bu da doğal olarak sanayi toplumlarının yavaş yavaş aslında bilgi toplumuna dönüşmesi olarak algılanmaktadır. Sosyal, ekonomik ve teknolojik faktörler birlikte çalışarak “Bilgi”nin de bir teknoloji olarak değer kazanmasına fayda sağlamışlardır. Geldiğimiz noktada bilgi teknolojileri, sanayi başta olmak üzere insanın var olduğu her alanda çok önemli bir yapı taşı haline gelmiştir.

Bilgi Teknolojileri’nin hızlı yükselişi bilginin ölçülebilirliğini gündeme getirmiş ve çalışmalar bilginin saklanması, yeniden kullanılması ve üretime dönüştürülmesi esaslarıyla devam etmiştir. Bu da hiç şüphesiz bilgisayarların hayatımıza hızlı bir giriş yapmasına sebep olmuştur. Böylelikle bilgisayarlar; kişisel hayatımızdan iş hayatımıza, ekonomiden sanayiye her alanda vazgeçilmesi imkansız bir araç haline gelmiştir. Özellikle 90’lı yılların başından itibaren Internet servislerinin hızla ilerlemesi ile çok çeşitli teknolojiler kullanılmaya başlanmış ve bu hızlı teknoloji yükselişi, birçok hizmeti beraberinde getirmiştir. Bilgi Teknolojleri alanında meydana gelen bu hızlı değişimler, bundan 10 sene önce hayal bile edemeyeceğimiz gelişmeleri hayatımızın bir parçası haline getirmiştir. Şüphesiz her yeni teknoloji ve oluşum bir bakıma farklı iş sahaları ve farklı organizasyonları doğurmuştur. Özellikle Internet’in doğuşu ile birlikte gerek bireysel hayatımız, gerekse şirket yapıları bu değişime ayak uydurmak zorunda kalmış, günlük hayatta sıklıkla yaptığımız bir çok işin içine teknoloji faktörü ve yaklaşımı girmiştir.

Elbette, bütün bu teknolojik gelişmeler, farklı mimarilerin ve gereksinimlerin ortaya çıkmasına ön ayak olmuştur. Daha önce eksikliğini hissetmediğimiz fakat teknolojinin hayatımıza girmesiyle kendini gösteren gereksinimlerimiz de yine farklı bir teknolojik yaklaşım sayesinde çözüm bulmuştur. Öyle ya; Internet’ten önceki hayatımızı şöyle kısaca bir gözden geçirecek olsak, banka işlerinden devlet işlerine, sosyal ve kültürel gereksinimlerimizden hukuki hayatımıza kadar her alanda ne kadar sınırlı bir durumda olduğumuzu rahatlıkla görebiliriz. Elbette bu değişim, devlet, hukuk, eğitim, sosyal ve kültürel yapıyı da en az teknoloji kadar değişime mecbur kılmış ve kılmaya da devam edecektir.

Bilginin işlenebilirliği ve yönetilebilirliği esas alındığında bunun için çok farklı teknolojiler ve mimariler kullanılıyor diyebiliriz. Özellikle kişisel bilgisayar devriminin ardından ev hayatımıza giren bilgisayarlar ile günlük işlerimizi yürütebilmek fazlasıyla mümkün olabilmektedir. Büyük şirket yapılarında da durum bundan çok farklı değildir. Yapılan işin konusu ne olursa olsun, bilgisayarlar bu işin yapılmasında en önemli oyuncu durumunda yer almaktadır. Şirketler, sunduğu hizmetleri bilgisayar ortamında planlamakta, geliştirmekte ve sunmaktadırlar. Bu süreç elbette bilgi teknolojilerine de gerekli yatırımı yapma zorunluluğunu ortaya koymaktadır. Böylece, günümüzde rahatlıkla görebileceğimiz büyük veri merkezleri, şirketler tarafından kullanılmakta ve bütün iş, bu merkezler aracılığıyla yürütülmektedir.

 

Şekil 1  Veri saklama alışkanlıklarındaki değişim

Bilgi, teknolojik anlamıyla verinin işlenmiş hali olarak tanımlanmaktadır. Veri ise bilginin üretilmesinde kullanılan her bir aşamayı, öğeyi ya da sürece işaret etmektedir. Örnek olarak 2+3=5 söyleminde 5 bilgiyi, 2 ve 3 ise veriyi ifade etmektedir. Bir müziği oluşturan notalar veri iken müziğin belli bir ahenk ile oluşturduğu bestenin bilgi olarak kabul edilmesi yanlış olmayacaktır. Yine bir bankanın müşterisi için yaptığı faiz hesabında bir çok veri birleşerek nihai olan faiz oranlarını ortaya koymaktadır. Burada da sonuç olarak bilgiye ulaşılır. Bütün bu örneklerde olduğu gibi bilgi, üzerinde emeğin ve belirli bir sürecin olduğu birikimi ifade etmektedir. Daha önceleri farklı şekillerle saklanan bilgi ve veriler, günümüzde elektronik ortamda saklanmakta ve işlenmektedir. İlginç ama eskiden kaç ortalı deftere sahip olduğunuz önemliyken şimdilerde kaç GB hafızaya sahip olduğumuzla ilgileniyor olmamızın sebebi de budur.

 

Günümüzde şirketler; saklamak zorunda oldukları bilgileri, kendi yapılandırdıkları veri merkezlerinde muhafaza etmektedirler. Bu büyük veri merkezlerinde çok sayıda sunucu bilgisayar, ağ ve güvenlik donanımı yer almaktadır ve bu yapının bütün işleyişi şirketlerin kendileri tarafından sağlanmaktadır. Elbette bazı istisnalar olabilmektedir. Örneğin bir şirkete ait web sitesinin şirket adına başka bir şirketin sunucularında barındırılması ve yönetilebilmesi sağlanabilmektedir. Bu, daha çok küçük çaplı işletmelerin maliyet avantajı sebebiyle tercih ettikleri bir durumdur. Büyük kurumlarda ise birçok servis şirketin kendi ver merkezlerinden yürütülmektedir. Bunun sebebi de hiç şüphesiz bilgi gizliliğinin ve yönetimin kontrol altına alınmasıdır.

Bir kurumda çalışan kişilerin kullandıkları bilgisayarların merkezi olarak yönetildikleri ana bilgisayarlara sunucu bilgisayarlar adını vermekteyiz. Bu sunucular ile ortamda bulunan bütün bilgisayarların işleyişi kontrol altına alınabilmektedir. Böylece çalışanlar tarafından yürütülen işin verimli ve kesintisiz olarak yapılması sağlanabilmekte, en azından amaçlanmaktadır. Sistemlerde kısa bir aksama olabileceği gibi büyük felaketler de olabilmektedir. Böylece yapılan iş (üretim, planlama, yönetim vs.) verimsizleşebilmekte ya da tamamen durabilmektedir. Bunu için kritik iş yürüten kurumlar, veri merkezlerinde meydana gelebilecek aksaklıklar ya da felaketler için felaketten kurtarma planları geliştirmektedir. Herhangi bir sorun durumunda nasıl müdahale edileceği, hangi aksiyonların alınacağı ve sistemin eski stabil durumuna en kısa sürede nasıl getirilebileceği bu planlar ile sağlanmaktadır. Bir bankaya gittiğinizde gişedeki görevlinin size “Şu anda sistem yok, bilgilerinizi göremiyorum” demesinin de arkasında veri merkezlerinde meydana gelen aksaklık ya da kesintiler bulunmaktadır.

Veri merkezlerinde sunulan hizmetin kurumlara maliyetinin yüksek oluşu, yönetim zorlukları ve sorunlara anlık müdahale edebilecek personel sıkıntısı gibi sebepler, yepyeni bir anlayışın ortaya çıkmasına ön ayak olmuştur. Bulut Bilişim!

Related posts

Leave a Comment